Pazartesi, Eylül 06, 2010
   
Text Size

Hemoroid, basur mayasıl

Hemoroid nedir?

Hemoroit kalın barsağın son bölümünde bulunan dışkılama fonksiyonuna yardımcı bir yapı olan, elastik doku ve damardan zengin hemoroidal yastıkların çeşitli nedenlerle esnemesi, gevşemesi ve aşağıya doğru sarkmasıdır. Hemoroit halk arasında basur, mayasıl gibi isimlerle de bilinir. İki şekilde olabilir. 1.İç hemoroit: makatın iç kısmında et sarkıntısıdır. Normalde görülmez, ancak muayene ile tespit edilir. 2.Dış hemoroit: makatın dış kısmında et sarkıntısı şeklindedir. Dışarıdan görülebilir veya hissedilebilir.

Hemoroit hangi sıklıkta görülür?

Yaklaşık üç kişiden birinde hemoroit problemi vardır. Kadın ve erkeklerde eşit orandadır. 15 yaşından önce dokular sağlam olduğundan hemoroit pek görülmez. 65 yaşın üzerinde ise daha seyrek görülür.

Hemoroitin belirtileri nelerdir?

Kanama en sık görülen belirtidir. Diğer bir belirti makatta ele gelen şişliktir. Ayrıca akıntı, kaşıntı, yanma olabilir. Kişilerin yarıdan fazlası ömürlerinde en az bir kere bu belirtilerden muzdarip olurlar. Özellikle iç hemoroitler başlangıçta belirti vermeyebilir. Ancak et sarkıntısı şeklinde olan hemoroidin içindeki damarda kan pıhtılaşırsa çok ağrılı, sert bir şişlik şeklinde ortaya çıkabilir.

Hemoroitin nedenleri nelerdir?

Basur oluşumunda ailevi (irsi) yatkınlık önemlidir. Aşırı ıkınma hemoroit oluşturan en önemli etkendir. Ikınmayla artan basınç hemoroit yastıklarını genişleterek ve zamanla elastikiyetini kaybetmesine ve aşağı sarkmasına neden olur. Kabızlık, posasız gıdalarla beslenme, uzun süre ayakta durmayı gerektiren işler, ağır işler, ishal hemoroit nedenleri arasındadır. Hamilelikte basınç artmasının yanında hormonların etkisiyle hemoroit belirtileri ortaya çıkar. Hamilelik sonrasında bir kısmında tekrar geriler ve belirtiler kaybolur, bazılarında ise basur kalıcı hale gelebilir.

Hemoroidin dereceleri nelerdir?

* Birinci derece: Normalde fark edilmezler, ıkınma ile ele gelen şişkinlik olur, ıkınma sonrası kaybolur. Kanama şikayetine sebep olabilir.
* İkinci derece: Tuvalet esnasında makattan dışarı çıkar, tuvalet sonrası kendiliğinden içeri girer.
* Üçüncü derece: Tuvaletle dışarı çıkar, sonrasında kendiliğinden içeri girmez, elle tekrar içeri itilebilir.
* Dördüncü derece: Hemoroitler sürekli dışarıdadır, içeriye itilemezler.

Hemoroid teşhisi nasıl konulur?

Hemoroit belirtileri varsa mutlaka doktor tarafından muayenesi gerekir. Çünkü bu belirtiler en sık görülen kanserlerden biri olan kalın barsak kanserleri ile büyük benzerlik gösterir. Muayenede rektosigmoidoskopi ve anoskopi aletleri ile kalın barsağın iç bölümlerine bakılır. Kalın barsakta son 20 cm rektosigmoidoskopi aleti ile, son 8-10 cm anoskopi aleti ile muayene edilmektedir. İç hemoroit ancak bu muayene ile görülebilirler. Kişi arzu ederse bu cihaza bağlı kamera sayesinde hastalığının durumunu ekranda görebilir ve görüntülerini alabilir.

Hemoroitten nasıl korunmak gerekir?

Kabızlık önlenmelidir. Bunun için lifli gıdalarla beslenme, sebze ve meyve tüketilmesi gerekir. Gerekirse ilaç yardımıyla kişinin yumuşak kıvamda çıkması sağlanmalıdır. Tuvalete mümkün olduğunca sabah kahvaltıdan sonra gidilmesi yararlıdır. Ayrıca tuvalet ihtiyacı olmadan tuvalete gidilip zorlanmamalı, tuvalette çok uzun süre kalmamalı, uzun süreli ıkınılmamalıdır. Tuvalet sonrası hemoroitler dışarı çıkıyorsa elle içeri itilerek yerine konmalıdır. Sıcak su oturma banyosu rahatlatıcı ve yararlıdır.

Hemoroit ilaçla tedavi edilebilir mi?

Kremler, fitiller, ağrı kesici kremler hastalığı tedavi etmekten ziyade şikayetleri geçirmeye, hastayı rahatlatmaya, ferahlatmaya yöneliktir. Kortizonlu kremler çok uzun süre kullanılmamalıdır. TIBBİ TEDAVİ İLE HEMOROİDİN TAMAMEN İYİLEŞMESİ, ORTADAN KALKMASI BEKLENMEMELİDİR.

Ameliyatsız hemoroit tedavisi yapılabilir mi?

Hemoroit tedavisinde hastanede yatmadan, klinik şartlarında uygulanabilen yöntemler vardır. Bu yöntemler uygulandıkları yerde skar (nedbe) dokusu denilen iyileşme dokusu oluşturarak gevşek dokuyu zemine tespit etmek esasına dayanırlar. Bu tedavilerin avantajı ayaktan klinik şartlarında, anestezisiz, ağrısız uygulanması ve hastanın günlük yaşamına devam edebilmesidir.

Skleroterapi: Hemoroidin çevresindeki dokuya ilaç enjeksiyonudur.

Band ligasyon: Hemoroit dokusunun dibine özel bir aletle lastik konularak boğulması ve dolaşımının bozularak dokunun düşmesi esasına dayanır.

İnfrared koagülasyon: Özel bir ışıkla hemoroit dokusunda pıhtılaşma ve büzüşme yaratarak etkili olur.

Surgitron: Hemoroitli bölgeye radyofrekans dalgası uygulanmasıdır. Kanama ve doku harabiyeti çok azdır. Özellikle dış hemoroitlerde kullanılır.

Hemoroit ne zaman ameliyatla tedavi edilir?

Dördüncü derece hemoroitlerde ameliyatla tedavi gerekir. Klasik hemoroit ameliyatında anestezi altında hemoroit dokusu kesilip çıkartılarak kalan yere dikiş konulur. Ameliyat sonrası ağrı problemi oldukça fazladır. Tam şifa yaklaşık 3 haftayı bulur. Makatta darlık, dışkı veya gaz tutamama, akıntı riskleri az da olsa vardır. Longo yönteminde ise özel bir aletle hemoroitlerin üst kısmındaki bölgeden çepe çevre halka şeklinde doku çıkartılır. Böylece sarkmış olan doku yukarı çekilmiş olur. Anestezi altında uygulanır ve bir hafta içerisinde normal yaşama dönülür. Ameliyat sonrası ağrı yok denecek kadar azdır.